16 Eylül 2010 Perşembe

DEVRİM !

Küçük bir çocuktur devrim
Elinde kirli sarı bir ayışığı
Tutar gözlerinden hayata ve insanlığın kalbine
Akan bir elma suyu vardır dilinin ucunda
Kırparken saçlarının en ucunu
Annesine ağlar ellerini açıp
Dedim ya,
Küçük bir çocuktur devrim
Gücenmez ona sırtını çevirenlere
ve belki de bu yüzdendir hep yalnız kalışı
Ağlarken saklamayışı
A,B,C ve Ç sini hayatın..

2 Eylül 2010 Perşembe

Summer'ın 500 Günü


Sinop' a yolculuğum başlamadan önce izlemiştim bu güzel filmi!

İzlenmesi gerektiğini daha ilk sahnesinde hissetmiştim galiba..Zamane gençleri ve Summer..Ne ilginç ve ne farklıydı onun gülümsemesi..Aslında belki de tek amacı "hür" olmaktı, kim bilir..Ya da cidden "aşk"tı..

Oğlan kızla tanışır. Oğlan kıza aşık olur. Kız olmaz !

Bu kadar güzel ve açık bir özet yapılamazdı herhalde bu film için..Tamamen farklı ve tamamen ilginç karakterlerdeki iki insan bir gün karşılaşıverirler. Oğlan kızı gördüğü anda tutulmuştur.. Ve kız onun farkında bile değildir.. Ya da "olacağı" adam o adam değildir..

Film "yazın" bitip "sonbaharın" başlaması ve "merhaba ben sonbahar!" gülümsemesi ile son sahneyi noktalamaktadır :)..Sıcacık bir yayılma ile bütün benliğe ve iç organlarınıza :)..Tamam tamam , ya da bana böyle bir hissiyat gark etti, neylersiniz ki, bende bir insanım işte :)...