Öleli, tam 123 sene geçmiş üzerinden.
Büyük üstad, "MODERN ZAMANLAR"ın yarattığı en iyi aktör..
Benim ve daha pek çok insanın kalplerini yumuşatan, "the kid" ile hayatıma giren yönetmen.
Onun için herhalde daha neler neler yazılır...
Yazadabilirim zaten.
16 Nisan 2012 olmuş tarih ve ben onun filmleri ile hala gülümseyebiliyorum hayata, ulu orta, umarsızca.. Bazı zamanlar ise ağlarken bulmak kendi kendini, elinden elma şekeri alınmış bir küçük kız çocuğu gibi. "Büyük Diktatör" ün tek galibi, hayatın yenileni olsa da..
Sen çok yaşa e mi!
Pelin'ce bir Senfoni
Sessizlikte gizli bir protestodur aslında..
17 Nisan 2012 Salı
16 Eylül 2010 Perşembe
DEVRİM !
Küçük bir çocuktur devrim
Elinde kirli sarı bir ayışığı
Tutar gözlerinden hayata ve insanlığın kalbine
Akan bir elma suyu vardır dilinin ucunda
Kırparken saçlarının en ucunu
Annesine ağlar ellerini açıp
Dedim ya,
Küçük bir çocuktur devrim
Gücenmez ona sırtını çevirenlere
ve belki de bu yüzdendir hep yalnız kalışı
Ağlarken saklamayışı
A,B,C ve Ç sini hayatın..
Elinde kirli sarı bir ayışığı
Tutar gözlerinden hayata ve insanlığın kalbine
Akan bir elma suyu vardır dilinin ucunda
Kırparken saçlarının en ucunu
Annesine ağlar ellerini açıp
Dedim ya,
Küçük bir çocuktur devrim
Gücenmez ona sırtını çevirenlere
ve belki de bu yüzdendir hep yalnız kalışı
Ağlarken saklamayışı
A,B,C ve Ç sini hayatın..
2 Eylül 2010 Perşembe
Summer'ın 500 Günü

Sinop' a yolculuğum başlamadan önce izlemiştim bu güzel filmi!
İzlenmesi gerektiğini daha ilk sahnesinde hissetmiştim galiba..Zamane gençleri ve Summer..Ne ilginç ve ne farklıydı onun gülümsemesi..Aslında belki de tek amacı "hür" olmaktı, kim bilir..Ya da cidden "aşk"tı..
Oğlan kızla tanışır. Oğlan kıza aşık olur. Kız olmaz !
Bu kadar güzel ve açık bir özet yapılamazdı herhalde bu film için..Tamamen farklı ve tamamen ilginç karakterlerdeki iki insan bir gün karşılaşıverirler. Oğlan kızı gördüğü anda tutulmuştur.. Ve kız onun farkında bile değildir.. Ya da "olacağı" adam o adam değildir..
Film "yazın" bitip "sonbaharın" başlaması ve "merhaba ben sonbahar!" gülümsemesi ile son sahneyi noktalamaktadır :)..Sıcacık bir yayılma ile bütün benliğe ve iç organlarınıza :)..Tamam tamam , ya da bana böyle bir hissiyat gark etti, neylersiniz ki, bende bir insanım işte :)...
11 Mayıs 2010 Salı
Kelebek

Bitti dedi kelebek..
Bütün maviler siyahtı o anda!
Yaşamıyorum ben dedi kanatlarını çırpıp,
yaşamak ölümdür diye devam etti..
Bitti, gidiyorum dedi kelebek..
Ellerimde kesikler..
bir damla kan düştü dünyaya sonra..
Evet Kalpsiz bir Yaşama aitti kelebek !
Gitti, ve bitti Süreya..
Bitti bütün kelimeler,
Bir küçük şişe hap vardı o kadının avucunda,
Miskin ve öfkeliydi yağmurlar,
Anladı , bitmişti..
Bitti dedin kelebek !
Asla geri dönme !
Bütün maviler siyahtı o anda!
Yaşamıyorum ben dedi kanatlarını çırpıp,
yaşamak ölümdür diye devam etti..
Bitti, gidiyorum dedi kelebek..
Ellerimde kesikler..
bir damla kan düştü dünyaya sonra..
Evet Kalpsiz bir Yaşama aitti kelebek !
Gitti, ve bitti Süreya..
Bitti bütün kelimeler,
Bir küçük şişe hap vardı o kadının avucunda,
Miskin ve öfkeliydi yağmurlar,
Anladı , bitmişti..
Bitti dedin kelebek !
Asla geri dönme !
15 Nisan 2010 Perşembe
Kısılmak
Herşey ne kadar da dipte..Herşey ne kadar da siyah..Herşey ne kadar da uzak..
Ve ben ne kadar yabancıyım hayata..
Sevgi sözcüklerim !
Özleyen bir kız çocuğu gözleri var o yatakta..
O anda ölen bir kelebek, mavi renkli..
Ve ben kısılmışım..
Ve ben ne kadar yabancıyım hayata..
Sevgi sözcüklerim !
Özleyen bir kız çocuğu gözleri var o yatakta..
O anda ölen bir kelebek, mavi renkli..
Ve ben kısılmışım..
5 Aralık 2009 Cumartesi
Şili' ye Ağıt

ne hakkın olacak,
ne, bir şeyciğin.
sen, amerikaların,
terkedilmiş oğlu,
sen ey yoksulluk kadehi:
aşağı peru’da, patagonya’da,
şehirlerde ve nikaragua’da,
korumak için toprağını,
ve ufacık evini, mısırlarıyla;
ne yargıç var sana,
ne kanun.
efendilerinin,
seni yenenlerin sultanlığı,
geldiği çağda;
yeni unutulmuştu daha,
bıçaklı,
pençe tırnaklı eski düş.
göğünü, ıssız komak için,
geldi kanun;
tapılmış toprağını,
çekip almak için geldi;
nehirlerinin suyunu,
kapışmak için;
ağaçlarının hürlüğünü,
çalmak için geldi.
yalancı tanıklar,
tuttular.
vura vura deldiler,
yüreğini:
celplerle, kağıtlarla,
soğuk fermanlar altına,
gömdüler seni.
acının sınırında,
ayıkınca bir:
odsuz ocaksız, kimsesiz,
tığ teber, şah-ı merdan;
al dediler zindan,
al dediler zincir,
vurdular kelepçeyi;
yüzüp te bir yoksul can,
kurtarmayasın diye,
boğulasın diye boğulasın,
debelene, debelene.
Pablo Neruda
ne, bir şeyciğin.
sen, amerikaların,
terkedilmiş oğlu,
sen ey yoksulluk kadehi:
aşağı peru’da, patagonya’da,
şehirlerde ve nikaragua’da,
korumak için toprağını,
ve ufacık evini, mısırlarıyla;
ne yargıç var sana,
ne kanun.
efendilerinin,
seni yenenlerin sultanlığı,
geldiği çağda;
yeni unutulmuştu daha,
bıçaklı,
pençe tırnaklı eski düş.
göğünü, ıssız komak için,
geldi kanun;
tapılmış toprağını,
çekip almak için geldi;
nehirlerinin suyunu,
kapışmak için;
ağaçlarının hürlüğünü,
çalmak için geldi.
yalancı tanıklar,
tuttular.
vura vura deldiler,
yüreğini:
celplerle, kağıtlarla,
soğuk fermanlar altına,
gömdüler seni.
acının sınırında,
ayıkınca bir:
odsuz ocaksız, kimsesiz,
tığ teber, şah-ı merdan;
al dediler zindan,
al dediler zincir,
vurdular kelepçeyi;
yüzüp te bir yoksul can,
kurtarmayasın diye,
boğulasın diye boğulasın,
debelene, debelene.
Pablo Neruda
21 Kasım 2009 Cumartesi
Kaygı
İstanbul Üniversitesi, Hukuk Anfi 6' dan çıkarken, bugün, kapı üstüme kapanıyordu melek yüzlü bir adam çıkıp gidiyorken dışarı...Sevgi dolu bir bakışla alışmıştım aort damarımın bütün evrene kan pompalamasına ben ise. Ne yanlış ne de doğrudur hayatın can atan en küçük ilmekleri üstümde dolanırken oysa..Ve sevgi sessizlikte dolaşır umuda yol alırken beden. Ne dolu ne de boştur bardak, sen onun dibine nanik yaparken onursuzluğundan sıyrılıp !! "Kalk" der yaşlı adam rüyaların için yaktığın ağıta el sallayıp. Sen ise sadece susarsın ve suçsuzsundur değil mi? Ne büyük bir yalan ! Ne büyük bir ahmaklık !...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)